Keyif aldıklarım...
- Gizem
- İstanbul, Türkiye
- Keyif aldıklarım mı? Gezmek; farklı kültürlerin sokaklarını, insanlarını, restoranlarını, klüplerini, yemeklerini görmek, tatmak; güzel bir manzara eşliğinde sohbet veya yemek (evet yine), ayrıca salt yemek yemek, üşenmezsem de yapmak; tatil yapmak, güzel içkiler içmek-- güzel şaraplar seçmek, sıcak havada buz gibi bira içmek, değişik kokteyller ve müzik; en güzel müzikler eşliğinde yürümek, spor yapmak (ağır spor değil); güzel klüplerde yine en güzel müziklerle dansetmek ve müzik yapmak ve yeniden dinlemek... Sizlerle keyif aldıklarımı paylaşmak istiyorum :)
12 Temmuz 2011 Salı
Euphoria & Chilai
Sene başında " Milyonlarca dolar yatırım yapılarak inşaat ve dekorasyonu tamamlanan Chilai..." haberlerini duyduğum anda merak ettim Bebek'deki mekanı. Chilai, Abbas'ın biraz ilersinde, Dükkan Burger'in hemen yanında kalıyor. 3 katlı bir köşk burası. Ben, en üst kattaki "Fine dining" restoranı, ve giriş katındaki "Brassierie"'yi test etme fırsatı buldum. Fine dining; nasıl desem, şık ve kaliteli. Yemekler kesinlikle 1. sınıf. Fakat her ne kadar mis gibi bir deniz manzarası olsa da, girişteki gibi bir atmosferi yok, denizin hemen tam üzerinde değil :)
Hafta içi, hafta sonu; öğlen, akşam defalarca gittim buraya. Yemeklerini tattım. En başarılı bulduğum yerli dj'lerden biri olan Doğuş Çabakcor performansını dinledim ve özellikle öğlen, yemek aralarında, ofise hiç ama hiç geri dönmek istemedim. Güzel bir yaz gününde muhteşem deniz havasına kim karşı koyabilir ki?
Müzikler; özellikle haftasonları enfes, manzara özellikle her zaman enfes. Yemekler mi? Bir kaç hayal kırıklığı yaşadık ve es geçmiyorum :)
Sezar salata; bu salatayı iki ziyaretimde sipariş ettim.
1. Hemen hemen herşey iyiydi. Sos kıvamı, sunum (fena değil), çıtır çıtır baconlar (bayılırım), ama üzerindeki yumurta... Menü resimlerinde göründüğü gibi olmadı benim için. Problem tadında ya da pişiriliş biçiminde değildi, salatayla uyumu kesinlikle yoktu.
2. Bu sefer yumurtasız istedim salatamı. Salatam yeniden yumurtalı geldi. Geri gönderdim. Yenisi geldiğinde ise içerisinde bir önceki servislerinden farklı olarak ançuez vardı.
Bu hiç hoş olmadı, tabağımda ayırmasına ayırırım istemediğim malzemeyi, problem değil; ama şık olan, görünen ya da olduğunu idda eden bir yere gittiğimde herşeyin mükemmel olmasını istiyorum sanırım. Mükemmel olmasa da, ya menüde ne yazıyorsa tam olarak o servis edilsin, ya da bilemiyorum her servislerinde yemekteki malzemeler artıp ya da azalıp değişmesin:)
Şimdi salatayı geçelim, bu restoranı son ziyaretlerimden birinde yediklerime bakalım:
Mekanı iki kişi ziyaret ettik, öğle arasında, o geri dönmek istemediğimiz günlerden birinde, hava zaten muhteşem...
Ben yoğurtlu ve domates soslu, kıymalı ravioli siparişi verdim. Artık raviolinin az çok hangi büyüklükteki porsyonlarla servis edildiğini biliyorum. O gün aç değildim ve bu bilgiyle tercihimi bazı menülerde "İtalyan mantısı" şeklinde belirtilen ve az adetlerle sunulan yemekten yana kullandım. Tadı güzeldi, hatta çok güzeldi ama, evet bir ama var, çok standart bir tadı vardı. Yani aynı tadı birçok restoranda bulabilirsiniz. Ne de olsa yemeğin kendisi güzel. Herşeyden önce hamur, güzel bir sos ve yoğurtla seris edilen hamur... güzel olmaması zaten mümkün değil.
O gün diğer siparişimiz ise, "Pork ribs" diye tabir edilen, domuz kaburgasıydı. Görüntü gerçekten nefes kesiciydi. Barbekü sosla tatlandırılmış yanında mayonez ve yoğurtla karıştırılmış mor lahana salatası ve patates kızartmasıyla servis edildi. Servis şekli ve kullanılan tabaklar da yemeğin kendi görüntüsü kadar güzeldi fakat daha önce bu kadar kemikli ve kaburgalı bir biçimde servis edilen bir kaburgayla (domuz ya da değil) karşılaşmamıştım. Etinin az olmasının yanı sıra, yemeği yemek o kadar güçtü ki, porsyon kesinlikle kesilemiyordu. Sertliğinden değil, her yerinde kemik olmasından ve bıçağın tırtıklı et bıcağı olmamasından dolayı. Garson arkadaşlardan tırtıklı bıçak istedik, fakat restoranda yokmuş?
O kadar zorlandık ki, yemek bizim için bir savaşa döndü ve sonunda pes ettik. Daha fazla yememek, inanın bu savaşa devam etmekten çok daha tatlı geldi. Ne kadar zorlandığımızı gören garson arkadaşlar adisyona bu yemeğin ücretini eklemediler.
Son olarak, biliyorum kronolojiyi yanlış ayarladım ama, restoranı ilk ziyaret ettiğimde sipariş verdiğim mojitodan bahsetmek istiyorum.
Mojito, sadece limon çekirdeğinden oluşuyordu. Evet, 35-40 tane limon çekirdeği vardı içerisinde. Daha doğrusu şöyle ifade edeyim, içerisinde bir mesaj vardı ve şöyle diyordu: Her ne kadar burası çok şık, milyonlarca dolar yatırım yapılarak kurulan, en kaliteli insanları ağırlama iddası bulunan bir mekan olsa da; birçok sıradan mekanın aksine, mojitolarımızı sipariş geldikçe yapmıyoruz. Önceden hazırlayıp punch kasesine koyup, kepçeyle bardaklara dolduruyoruz. Sana da sonu geldi, yani bütün çekirdeklerin biriktiği kısım...
Aklınız karışmasın ama restoranın muhteşem atmosferine ve cuma akşamları çalan gayet başarılı müziklere bir kez daha dikkatleri çekmek istiyorum ve yorumu size bırakıyorum:)
Siz de bu restoranla ilgili yorumlarınızı paylaşmak ister misiniz? Ya da sorularınızı alayım, belki gitmeden önce biraz fikir sahibi olursunuz:)
Sevgiler
Etiketler:
bebek,
Chilai,
deniz manzarası,
doğuş çabakcor,
domuz kaburgası,
fine dining,
manzara,
mojito,
pork ribs,
şık mekan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder