Keyif aldıklarım...

İstanbul, Türkiye
Keyif aldıklarım mı? Gezmek; farklı kültürlerin sokaklarını, insanlarını, restoranlarını, klüplerini, yemeklerini görmek, tatmak; güzel bir manzara eşliğinde sohbet veya yemek (evet yine), ayrıca salt yemek yemek, üşenmezsem de yapmak; tatil yapmak, güzel içkiler içmek-- güzel şaraplar seçmek, sıcak havada buz gibi bira içmek, değişik kokteyller ve müzik; en güzel müzikler eşliğinde yürümek, spor yapmak (ağır spor değil); güzel klüplerde yine en güzel müziklerle dansetmek ve müzik yapmak ve yeniden dinlemek... Sizlerle keyif aldıklarımı paylaşmak istiyorum :)

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Euphoria & Les Ottomans

02.07.2011


1700'lü yılların sonlarından beri "Muhsinzade Yalısı" olarak bilinen Les Ottomans Hotel, 1933 yılında yandıktan sonra tekrar dekore edildi. Ahu Aysal Kerimoğlu'nun sonsuz enerjisi ve emeğiyle iç mimarisi yeniden yapılandırılan otel & restoran, kesinlikle görülmeye değer. Les Ottomans her ayrıntısıyla Osmanlı Sarayları'na şapka çıkartacak güzellikte. Biz de güzel bir cumartesi akşamı, Les Ottomans Restoran'ı ziyaret ettik. Kendimizi muhteşem dekorasyon ve manzaradan etkilenmekten alamadık.

Otel lobisinin dekorasyonunu ve özellikle tuvaletlerini bir "şaheser" olarak tanımlayabilirim. Özellikle tuvaletler, çoğu şık restoranın ana salonlarından bile daha güzel dekore edilmiş; klasik usulde yumuşacık halılar, kanepeler, muhteşem işlemeli havlularla iç açıyor.

Garson ve şeflerin nezaketi, servis hızı ve hijyen kalitesi, kesinlikle sonsuz puanı hakediyor. Restoran atmosferi; mumlar ve deniz kenarındaki konumu, yediğimiz yemekten extra keyif almamızı sağladı.

Bu güzel atmosfer bizi hemen şarap sipariş etmeye yöneltti. Seçimimiz Frescobaldi Chardonnay oldu. Bu güzel İtalyan şarabını, hafif ekşi tadı ve kolay içimiyle Chardonnay tarzı şarap severlere şiddetle tavsiye ederim.


Masamızın ilk misafirleri, kurutulmuş domates ve yeşil zeytinle birlikte servis edilen zeytinyağı ve ekmekler oldu. Zeytinyağının tadı ve kalitesi günlük tükettiğimiz zeytinyağıyla kıyaslanamayacak derecede başarılıydı.

Başlangıç olarak ızgara kalamar siparişi verdim. Kömür ateşinde pişirilmiş tadı ve hafifliğiyle oldukça lezzetliydi.

Ana yemek olarak ise, Osmanlı tarzından uzaklaşmak istemediğimden, beğendili kuzu incikte karar kıldım. Lezzeti için "iyi" 'den daha öte bir yorum yapamayacağım çünkü muhteşem değildi, fakat yine de başarılı bir aşçının elinden çıktığı belliydi.
Beğendiyse tabağın yıldızıydı, lezzeti kesinlikle kusursuzdu ve en yüksek puanları hakediyor. Hatta, biraz daha abartacağım ama, şu ana kadar yediğim en güzel beğendiydi sanırım...

Sunuma gelince; beğendinin üzerine dikine konumlanmış tek parça et şeklindeydi; yemeğin karakterinin müsade ettiği limitler doğrultusunda, başarılı sunumlardan biri olsa gerek. Fakat yine de bizi çok etkilediğini söyleyemiyeceğim.


Karnımız her ne kadar tok, keyfimiz her ne kadar çok yerinde olsa da, o akşam tatlıyı es geçmek istemedik. Beyaz çikolatalı cheesecake menüdeki favorilerimizden biri oldu. Ancak karamel sosuyla yuvarlak bir parça halinde servis edilen cheesecakein hem lezzeti hem de sunumu için vasat demek istiyorum.

Son olarak sipariş verdiğimiz çay, tercih belirtmediğimiz halde Earl Grey olarak geldi. Aranızda sevmeyenler varsa önceden uyarıda bulunmanızı tavsiye ediyorum.

Restorana şöyle bir genel bakış atacak olursak; konumu, dekorasyonu ve manzarasıyla çok güzel bir atmosfere sahip. Servis kalitesi ve garson saygınlığı ve muamelesi kesinlikle 10 üzerinden 10 puanı hakediyor. Lezzet ise; belli ki yemeklerde çok başarılı aşçıların emekleri geçmiş, fakat daha güzel tatları bulmak da mümkün.

Siz de bu restoranla ilgili yorumlarınızı paylaşmak ister misiniz? Ya da sorularınızı alayım, belki gitmeden önce biraz fikir sahibi olursunuz:)

Sevgiler

1 yorum: